20 Kasım 2013 Çarşamba



Bilenler bilir, o klasik anne-çocuk bloglarından nefret ederim. Çok bilmişlikle ürün viralinin iç içe geçtiği yazılar beni pek açmaz. Herkesin anneliğinin de çocuğunun da kendine göre olduğunu düşünürüm. Normalde ukala bir tip olsam da, burnum sürtülerek öğrendim ki, annelik ukalalık yapılacak en son mevzu.

Ege gelecek ay 3 yaşına giriyor. Ben ne ara hamile kaldım, doğurdum da 3 yaşına getirdim, insan gerçekten hayret ediyor! Bu 3 yılın şerefine hayatımda altı çizile çizile öğrendiğim şeyler oldu, onları derlemek istedim. 
(Aslında genelde yaptığım gibi kendi kendime konuştum.)


3 yılda öğrendiğim 13 şey

1) Her şey geçer
Uykusuz geceler, ben bu işi beceremiyorumlar, ciyaklar, ahlar vahlar geçer. Bir gün bir bakarsın çocuğun sabaha kadar deliksiz uyumuş, bir gün bir bakarsın ben bu işi yapamıyorum derken tek elinle on tane iş halletmişsin. Gaz sancıları geçer, ilk hastalıklardaki panik geçer, diş çıkartma sancıları,  kendine güvensizlik hali bile geçer.

Sonra bebeklikten çıkıp çocuk olma çağı başlar. Artık bebek bakmak değil, bir insan yetiştirmektir mevzu. İstememler başlar, hayırlar, tutturmalar, sabır sınavları. Ama bilirsin ki, bunlar da geçecek. Her şey geçecek. Bir çırpıda oluverecek her şey. Bir bakmışsın lisede bir bakmışsın ilk sevgilisiyle. O yüzden içine gir onun dünyasının, o kadar çabuk değişiyor ki her şey, yakalayabildiğin yerden yakala.

2) Hiçbir şey kolaylaşmaz
Zaman geçtikçe, çocuk büyüdükçe hiçbir şey kolaylaşmaz. Ah bir yürüse, ah bir konuşsalar yerini başka challangelara bırakır. Kendine şunu bir yapsa bunu bir etse gibi hedefler koyma. Bunun zor ama hediyleri dev bir süreç olduğunu kabul et, işin kolaylaşır.

3) Kendinden başkasına güvenme
Darda kalınca yardım iste ama kendinden başkasına güvenme. Paranoyak ol demiyorum ama hobi olarak gene ol. Bakıcıyı, okulu vs sürekli denetle. Çocuğunu senden iyi kimse tanıyamaz. İçinde en ufak bir şüphe oluştuğunda müdahele etmeyi erteleme çünkü muhtemelen çok haklısın.



4) Arada bir uzanıp kendi sırtına pat pat diye vur.  
Kimseden aferin bekleme. Kendinle tokalaşmayı, kendi kendinin hayranı olmayı öğren. Arada sesli olarak 'Helal olsun lan bana' de, hakediyorsun.

5) Her gün baştan başla
Gece melaike  gibi yatan çocuğun sabaha darth vader olarak uyanabilir. Bir hafta önce bütün mahaleyle kanka olan çocuğun bu hafta bakkal ‘naber’ dediğinde bile ağlayabilir, dün doymak bilmeyen velet yarın bütün gün bir şey yemeyebilir. Bu ahval ve şeriat içinde görevin, her sabah yeni bir güne uyandığını bilmek ve sil baştan yapacak kuvveti damarlarında bir şekil bulmaktır.

 6) Kendine de çocuğuna baktığın gibi bak
Çocuğunu gece 2’de yatırıp sabah 6’da kaldırıyor ve bütün gün mızırdamadan takılmasını bekliyor musun? O zaman kendine de bunu yapma. Çocuğunu aç bırakmıyorsan, hasta olduğunda duble şefkatle sarıp sarmalıyorsan kendine de yap bunları. Hem senin kendine hem de onun sana ihtiyacı var. (sigarayı bırak, sana diyorum evet)

7) Fedakarlık yapma
Yaptığın şeyi fedakarlık olarak görmeye başladıysan hemen dur. Çocuğu güvendiğin birine bırak, dışarı çık, bi kahve iç, titre kendine gel. Fedakar olmak dayatıldığı gibi iyi bir şey değil. Fedakarlık kendinden vazgeçmek demek. Kendini adamakla kendinden vazgeçmek arasında fark var, bunu da bir düşün. Çocuğuna hizmet etme, kendisi yapabilmesi için yardım et. İkinizin de işi kolaylaşacak.

8) Kıyaslama
Onun çocuğu paten kayarken piyano çalıyor olabilir. Fransızca konuşurken takla atabilir. O da 20 kilo olup aynı zamanda güzel/başarılı/akıllı olabilir (ABV onun) sen kendine bak, kendi çocuğuna, kendi vücuduna, kendi kafana. İyi bak. Tek bir kriterin olsun: mutlu olmak ve mutlu bir çocuk büyütmek. Gerisi (çoğunlukla) yalan dolan.

9) Bazen bir pipo sadece bir pipo, bir çocuk da sadece bir çocuktur.
Çağımızın illeti ‘modern annelik’ten yakanı kurtar. ‘’Kmm çocuk resim yaparken içe doğru spiraller çizmeye başladı, acaba içine mi kapanıyor yavrım’’ diye aşırı analiz etmenin alemi yok. Bazen bir çocuk sadece bir çocuktur; yaptığı, söylediği her şeyin bir anlamı olması ve senin oturup bunları sorgulaman gerekmez. Ha sorgulanacak zamanlar da olur, ama onu sen zaten anlarsın. Steril, kitabi ve ‘kaliteli’ ilişkiden kaçın, ‘gerçek’ bir ilişki kur onunla. (Bayan Montessori bile yeri geldiğinde ‘yürü git eşek sıpası’ diyormuş, ben de ona yakın çevrelerin yalancısıyım. )

10) Dün değil, yarın değil, bugün bile değil; şimdi
Yarını boşver, iki saat sonrayı bile boşver. Şu anda neler oluyor? Dün böle böle oldu, yarın da şöle şöle olacak diye düşünüp durmak seni içten kurutur. Şimdi neredesin, ne yapıyorsun, kiminlesin. Bunlara odaklan. Zira tek bir gerçek var, o da şu an.

11) Çocukluğunu değil, çocuğunu büyüt
Hayaller güzel ama senin gerçekleşmemiş hırsların onun omuzunda yük olmasın. Sen tütü manyağısın diye çocuk istemediği halde baleye, fanatik cimbomlusun diye futbola falan yazdırma. Ben zamanında yapamadım diye garibimi boğma. Sınıfın en kısası olan çocuğu baskete yazdırdığında muhtemelen iyilik yapmıyorsun.

12) Kitapları kapa, çiçekleri kokla
Başta kişisel gelişim kitapları olmak üzere, özellikle çocuk bakımıyla ilgili bütün kitapları kapa. Hatta götür çöpe at. Onlardan kime hayır gelmiş ki sana gelsin. Kitaplardaki kusursuz dünya düzeni sana sadece anksiyete olarak döner. Onun yerine al bebeni parka git, çime bas, çiçekleri kokla.

13) Bol bol fotoğraf, daha da çok video çek
Çocuk denen mikroorganizma aşırı hızlı büyüdüğünden, hayatını bir japon turist gibi geçirmeye mecbursun. Ne kadar fotoğraf ya da video çekiyorsan, iki katını çek. Onları güzelce arşivle, üşenme. Bazılarından çıktı alıp duvarlara asmayı da unutma. 

Anneliğinin 3.yılı kutlu olsun, hadi kal sağlıcakla. 

5 yorum:

  1. şahane! elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Anne olmadığım halde çok beğendim.. Anneliğinin 3. yılı kutlu olsun...

    YanıtlaSil
  3. Anneliginin 3. yili kutlu olsun. Aman da valla ne guzel geldi tam da bugun kizimin 2. yasgunu. Hele o kimseden ovgu bekleme tavsiyesine bayildim. Paranoyakligi hobi olarak seyettirme kisminda da cokca guldum. Ben zaten bu bitiyorum yav.

    YanıtlaSil
  4. bugün tam bugün anneliğimin 4. yılının ilk günü. bu yazıya bugün denk gelmemin bir sebebi olmalı di mi? ellerine kollarına hislerine sağlık Banu! ya iyi ki varsın ne güzel tercümansın annelik deliliğine..

    YanıtlaSil